Köpeklerle çalışmaya başladığım ilk günden beri, eğitime en yatkın türün hangisi olduğunu merak edip dururdum. Yüzlerce dostla tanıştıktan sonra bugün artık gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Border Collie, eğitime yatkınlığın canlı bir sembolü gibi.
Onunla ilk karşılaştığım anı hâlâ hatırlıyorum. Gözlerime dikkatle baktı; sanki “ne istersen yaparım, yeter ki birlikte öğrenelim” der gibiydi. O an anladım ki, bu köpekte sadece zeka değil, aynı zamanda öğrenme tutkusu da vardı. Komutları diğer ırklara göre çok daha hızlı kavradığını gördükçe her eğitim seansı benim için heyecan dolu bir oyuna dönüştü.
Elbette her köpek değerlidir, her biri farklı bir karakter taşır. Ama Border Collie’nin içindeki o odaklanma arzusu, insanla bağ kurma isteği ve çalışma disiplini beni her defasında büyülüyor. Bir görevi başardığında gözlerindeki pırıltıyı görmek ise kelimelerle tarif edilemeyecek kadar özel.
Bugün geriye dönüp baktığımda, sadece bir köpeği eğitmediğimi; onunla birlikte büyüdüğümü, sabrı, iletişimi ve sevginin gücünü yeniden öğrendiğimi fark ediyorum. Belki de bu yüzden, eğitime en yatkın türün hangisi olduğu sorusuna hep içimden gelen cevap aynı oluyor: Border Collie, çünkü o sadece öğrenmiyor… seninle birlikte yaşıyor.