Kedimde bir şeylerin ters gittiğini ilk, mama kabının başında fark ettim. Normalde iştahla yediği mamaya yaklaşmıyor, ağzını sanki acıyormuş gibi yana çekiyordu. Başta naz yaptığını sandım ama günler geçtikçe kedilerde ağız enfeksiyonu belirtileri daha net ortaya çıktı. Ağız kokusu ağırlaştı, salyası arttı ve diş etleri kızarmıştı. En çok da patisiyle ağzını kaşıması içimi parçaladı.
Veterinere gittiğimizde bunun basit bir sorun olmadığını öğrendim. Ağız enfeksiyonları; diş eti iltihabı, ağız yaraları ve enfeksiyon kaynaklı ağrılarla ilerleyebiliyor. Kedim artık sert mamayı çiğneyemiyor, bazen canı yandığı için miyavlamıyordu bile. O sessizlik beni çok korkuttu.
Bu süreçte şunu öğrendim: kedilerde ağız yarası, diş eti kanaması, iştahsızlık ve kötü ağız kokusu asla hafife alınmamalı. Erken müdahale, kedinin hem ağrısını azaltıyor hem de daha ciddi hastalıkların önüne geçiyor. Eğer kediniz eskisi gibi yemiyor, huzursuz görünüyorsa içgüdülerinize güvenin. Ben güvendim ve iyi ki de erken fark ettim. Kedimin rahat bir nefes alması, benim için her şeye değerdi.